Finansal okuryazarlık kavramı son yıllarda geçmiş yıllara göre sıklıkla kullanılmaya başlandı. Bilmeyenler için ifade edeyim isterim. Finansal okuryazarlık, kişinin para kullanma ve para yönetimi hakkında en azından mikro seviyede bilgi edinmesi ve bu bilgiyle değerlendirme yapabilecek seviyeye ve karar verecek yetkinliğe ulaşmasıdır. Bana göre ortaöğretim seviyesinde verilmesi gereken bir eğitimdir. Bu şekilde finansal okuryazarlık toplumun geneline yayılabilir.
Lisans öğrenimini Aksaray Üniversitesi’nde tamamlamış olmam bana her ne kadar profesyonel kariyerimin başlarında işe giriş aşamasında olumsuz olarak yansımış olsa bile almış olduğum eğitimin kalitesini ve bana kattıklarının ne denli yüksek seviyede olduğunu kariyerimin ilerleyen süreçlerinde analiz edebildim. Yüksek Lisans öğrenimim aşamasında teorik dersleri çok zorlanmadan tamamladım. Bu süreçte lisans öğrenimim çok etkili oldu. Çok daha isimli üniversitelerin benzer lisans programlarından mezun kişilerle olan diyaloglarım sonucu bu bölümlerden mezun kişilerin finansal terimlerle arasının yeterli seviyede olmadığını tespit ettim. Tabi ki bu bir genelleme ve tümü ifade etmiyor. Tamamen öznel bir değerlendirme. Bu tespitimle paralel olarak çevremdeki bireylere bu alanda birşeyler katmaya çalışıyorum. Bugün EBITDA konusuna değinme amacım da bu çabamdan ötürü.
Peki Ebitda Nedir?
EBITDA, İngilizce Earning Before Interest, Taxes, Depreciation and Amortization kavramının kısaltmasından gelmektedir. Dilimizde ise Faiz, Amortisma ve Vergi Öncesi Kar (FAVÖK) olarak ifade edilmektedir. Ebitda genel kabul görmüş muhasebe ilkeleri içerisine tanımlanmış bir finansal kriter olmamasına rağmen ülkemizde işletmelerin birleşmesinde veya satın alınmasında yaygın olarak kullanılmakta olan ve farklı şirketler arasındaki karlılığın ve operasyonel verimliliğin karşılaştırılmasına imkan sağlayan finansal göstergedir. Ebitda şirketin gelir tablosunda yer alan Esas Faaliyet Karına (EBIT), amortisman giderlerinin eklenmesiyle tespit edilir. Formülize etmek gerekirse;
EBITDA = “Dönem Net Karı / Zararı + Ödenecek Vergiler + Faiz Gelirleri / Giderleri + Kur Farkı Gelirleri / Giderleri + Amortisman ve Yıpranma Payı Giderleri” formülü ile hesaplanır.
Daha kapsamlı ifade edecek olursak Ebitda, işletmelerin ana faaliyetlerinden kaynaklanan geliri hesaplarken vergi ödemeleri, faiz ve amortisman öncesi kazanç üzerinden değerleme gerçekleştirmektedir. Ana faaliyet dışında kalan karlar / zararlar hesaplama dışı tutulduğundan Ebitda, şirketlerin kar/zarar performanslarını değerlendirmede daha net bir gösterge olarak karşımıza çıkıyor.
Ebitda şirket karlılığını ifade eden bir gösterge olmasına rağmen nakit akışı gibi pek çok konuda bilgi vermediği için tek başına değerlendirmeye tabi tutmak yanlış sonuçlar doğurabilir. Ebitda bir şirketi değerlendirirken önemli göstergelerden birisidir ancak tek başına değerlendirilmemesi gerekmektedir. Yine de şirketin kurumsal karını değerlendirmek için ele alındığında Ebitda değeri pozitif veya negatif olmasına göre şirkete yönelik önemli bir işaret sağlamaktadır. Pozitif ve yüksek bir Ebitda değeri firmanın faiz, amortisman ve vergi öncesinde karda olduğunu gösterirken, negatif veya düşük bir Ebitda değeri firmanın zararda olduğunu göstermektedir.
